Zeytin ağacının meyvesi olan zeytinyağına bir anlamda meyve suyu da diyebiliriz.
Hiçbir katkı maddesi kullanılmaksızın, sadece kırma, pres, dekantasyon, yoğurma gibi fiziksel işlemlerden geçirilerek elde edilen zeytinyağından maksimum yararı sağlayabilmek çok önemli.
Zeytinyağını kullanırken ondan maksimum yararı sağlayabilmek içinse yapılması gerekenler vardır. Örneğin zeytinyağını yemeklere en son aşamada katmak bunlardan ilkidir.
Biz Türk mutfağının o güzel yemeklerini yaparken genellikle zeytinyağını tencereye ilk koyar ve soğanla salçayı üzerine ekleriz. Çünkü yemek yapma şeklimiz soğanı kavurmaya dayalıdır. Oysa, zeytinyağı maruz kaldığı ısıyla birlikte özelliğini kaybeden bir malzemedir.
Zeytinyağının bekleme süresi, yani tazeliğini koruyabilmesi için geçecek maksimum süre ise iki hasat zamanı arasındaki kadar zamandır. Yani maksimum bir yıl diyebiliriz. Peki, bu bir yıl içinde zeytinyağını nerede ve hangi koşullarda saklamak daha doğrudur?
Zeytinyağının ideal saklama sıcaklığı konusunda iki görüş hakimdir. Kimi uzmanlar zeytinyağı için ideal saklama sıcaklığının 18-20 santigrat derece olduğunu söylerken, kimileriyse 14-15 dereceyi uygun görüyorlar.
Zeytinyağının saklanırken hava almaması, loş ve rutubetsiz bir ortamda bekletilmesiyle ilgili ise böyle bir anlaşmazlık yok. Uzmanların tümü zeytinyağı için bu koşulların gerektiği konusunda hemfikir.
Nem, ışık ve hava zeytinyağının düşmanıdır. Bunun için de zeytinyağını saklamak için seçeceğiniz kabın ışığı geçirmemesi çok önemlidir. ışte bu yüzden uzmanlar zeytinyağının ya koyu renk cam şişelerde ya da toprak kaplarda saklanmasını öneriyorlar. Zeytinyağı şişesinin mümkün olduğu kadar dolu olması ve mümkünse mantar tıpayla kapanmaması da dikkat edilmesi gereken diğer hususlar.
Çok yaygın bir alışkanlık da zeytinyağının ömrünü uzatmak için onu buzdolabında saklamaktır ki bu çok yanlıştır. Çünkü buzdolabı ısısı zeytinyağı için hiç uygun değildir ve sanılanın aksine raf ömrünü kısaltır.
Alıntıdır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder